SamSuka
Sevan Nişanyan
Sevan Nişanyan

patreon


Röportaj

29 Haziran 2009

Kelimebaz’ın ana fikri iki kelimeyle nedir diye sorarsanız “Dil değişir” derim. Kelimeler de değişir. Anlam değişir, nüans kayar, yeni deyimler türer, telaffuz bozulur, kelime ölür, gene dirilir, vs.

Bir kelimenin değişmesi tuttuğunda eskide ısrar edersen ne olur? Önce dil “hassasiyetin” övülür, “ne kibar adam, pek de kültürlü!” derler. Sonra zemin kayar “ukala” olursun. Daha inat edersen “amca kaçıktır, kusuruna bakmayın” ligine geçersin. Verili anda sürecin neresinde durduğunu belirlemek kişinin dil duyarlığına bağlı bir şey. Bir yenilik ne zaman “cehalet” olmaktan çıkıp standart olmaya başlar? Kulağını dört açıp dinlemek lazım. “İnfaz” ya da “gasp etmek” sözcüklerinin yeni kullanımına boyun eğecek miyim? Direnmeye kalksam kaç yıl direnebilirim? “Cefakâr demek eziyet eden demektir” diye ısrar etmenin anlamı var mı? Klozet hela odasıdır, kapağı olmaz kapısı olur diye tesisatçı ustayı sinir etmek doğru mudur?

Çağdaş yaşamın gidişi belli: de/da savaşları kaybedildi, geçmiş olsun. Sende çağa ayak uydurup, de da ayrı yazdın, bitişik yazdın fark etmez diycekmisin? Yoksa çocuğunun, tornunun gözünde geri kafalı derekesine düşmeyi göze alacak mısın? Utanmadan çark edebileceğin son nokta neresidir?

Hemen her gün birileri mail atıp güncel Türkçenin popüler “yanlışlarına” değinmemi öneriyor. Misal: Röportaj, adı üstünde bir reporter’in bir yerlerden gönderdiği report demek, “muhabirimiz Kandil Dağından bildiriyor” gibi. Fransızcada böyle kullanılır. Peki de kardeşim Fransızcadan bana ne? Bu kelime Türkçede kırk küsur yıldan beri (en azından Abdi İpekçi’den beri) mülakat = interview anlamında kullanılıyor mu? Var mı bir belirsizlik, bulanıklık? Varsın orijini başka şey olsun, ne fark eder?

Atalarımızın her şeyi doğru olsa Neanderthal Adamından bir adım ileri gitmiş olmazdık ki.


More Creators